RSS

Sony NEX-3, Canon 7D, Nikon D700 potburi + Konuk sanatçı 5DMarkII Bölüm2

16 Apr

İLK BÖLÜMDEN DEVAM (tıkla)

400mm, ARABA MEZARLIĞI:

Fotoğrafların büyük hali için:

http://img576.imageshack.us/g/7df100128004000mmorta.jpg/

Hatırlatma: Bu fotoğraflar RAW’dan JPEG’e çeviridir. RAW dosyalarda hiçbir oynama yapılmamıştır ve “Adobe Standard” profili kullanılmıştır. Gövdeler Av moduna getirilmiş, en geniş alandan ölçüm yapan mod kullanılmıştır (Evaluative, matrix, multi-segment, her ne ise…).

5DMarkII fotoğrafları 1133×755 piksel (orjinali 5616×3744), 7D fotoğrafları 1084×723 piksellik (orjinali  5184 x 3456) kesmeler.

5DMarkII, 400mm, f8, ISO200, 1/100

7D, 400mm, f8, ISO200, 1/160

5DMarkII, 400mm, f8, ISO400, 1/200

7D, 400mm, f8, ISO400, 1/320

5DMarkII, 400mm, f8, ISO800, 1/400

7D, 400mm, f8, ISO800, 1/500

5DMarkII, 400mm, f8, ISO1600, 1/800

7D, 400mm, f10, ISO1600, 1/800

5DMarkII, 400mm, f8, ISO3200, 1/1600

7D, 400mm, f10, ISO3200, 1/1600

5DMarkII, 400mm, f8, ISO6400, 1/3200

7D, 400mm, f10, ISO6400, 1/3200

5DMarkII, 400mm, f8, ISO12,800, 1/6400

Aşağıdaki fotoğrafı 7D’de 12,800’de 275mm’de çektim (250mm olması gerekiyordu ama yanlış hesap yapmışım 🙂 ). 275mm tam karede 440mm’ye denk gelir. Yukarıdaki 5DMarkII’nin ISO12,800’ü ile karşılaştırın. 5DMarkII’de gölgelerdeki detaylar daha iyi korunmuş ve cisimlerin kenarları daha belirgin, 7D’de bu kenarlar arkadaki çimlerle biraz karışmış. Bazı markaların fanatikleri “bak yeni bilmemne modeli daha iyi” diye düşünecektir ama aynı sahneyi aynı koşullarda çekmeden bir yorum yapmak ne kadar doğrudur bilmem (“ne kadar doğrudur bilmem = yanlıştır, hatta saçmadır” olarak okuyun).

7D, 400mm, f10, ISO12,800, 1/6400

5DMarkII, 400mm, f10, ISO25,600, 1/8000

SONUÇ(TAN ÖNCEDEN ÖNCE)

Sonuçlara bakınca 7D ve hatta NEX3’ün düşük ISO’da D700 ve 5DMarkII’den çok da geri kalmadığını görüyoruz. İyi de neden herkeste tam kare takıntısı var? Büyük algılayıcının avantajı yok mu?

Ayılı fotoğraflardan bir kesme (ayıp yerlerine yakın ama onlar ayı 🙂 ). En üstte 7D, ortada NEX-3, en altta D700. Her üç makine de iyi görünüyor. D700 en temizi görünüyor, sonra 7D, sonra NEX-3. Şimdi aynı RAWlara +1 EV pozlama telafisi uygulayalım:

Inınınııııııın! +1EV pozlama telafisi uygulanan 7D ve NEX-3’teki pütürler artmış, D700’de hiç değişiklik yok. Ayrıca D700’deki kalpler nedense doygunluklarını kaybettiler (ben dokunmadım) ama desen korundu, diğer ikisinde kalplerdeki detaylar da kaybolmuş.

Şimdi aynı bölgeye, ama ISO6400 fotoğraflarına bakalım:

En üstte NEX-3, ortada D700, en altta 7D. Şeytan detayda gizli 🙂 Gölgelerde D700 neredeyse hiç detay kaybı yaşamamış, NEX-3 en kötüsü. Bu arada “benim kompakt bile daha iyi çeker” diye düşünenler varsa hemen söyleyeyim: Kompakt makine ile ISO6400’de bu sahnedekinin ayı mı pamuk topağı mı olduğunu ayıramazsınız 🙂

Devam:

Lambaya dikkat. Bu sahneye -3EV pozlama telafisi verince:

D700’de ışığın geçişi hala çok yumuşak, 7D’de kademelenme oluşmuş.

Benzer bir sahne. 7D’de patlamış bölgeler D700’den daha önce başlamış.

30sn, ISO800, f8

Akşam elektrik kesilince gece uzun pozlama deniyim dedim. Hava soğuktu, o yüzden pencerenin arkasından çektim. Uzun pozlamada ISO800 gibi yüksek sayılabilecek bir değer kullanınca gürültü/gren nasıl etkileniyor ona bakalım:

JPEGler doğrudan makine çıkışı, yani ACR’de işlemedim. İki makine de “standard” stiline ayarlıydı. İkisinde de ek keskinleştirme ve gren azaltma yapılabilir, ama RAW dosyalarına bakarsanız D700’ün daha az gürültü ürettiğini (hatta hiç yok) görebilirsiniz. Buna rağmen 7D’nin fotoğrafı rahatlıkla kullanılabilir.

Elektrik kesikken karanlık odada bir çekim. Dışarısı karanlıktı, fotoğraktaki aydınlık haline bakıp odanın içindeki karanlığı anlayabilirsiniz. f5.6, 30sn, ISO800.

+3EV pozlama telafisinden sonraki durum. 7D’de renkler mora kaymış, D700’de çook hafifi mavi artışı var ama gözü rahatsız etmiyor. Ayıcıktaki farka dikkat. Aşağıda ilk kesme D700’den, ikincisi 7D’den.

Son kesme

Bu bölümden ne anlıyoruz? Sahnede kontrast düşük olduğu zaman, veya sahnedeki en aydınlık nokta ile en karanlık nokta arasındaki ışık şiddeti farkı azsa (bir daha okuyun) gövdeler arasında çok fark olmuyor. Örneğin güzel bir vadi manzarasında gökyüzünü kadraja almayıp yalnız yeryüzünü çekerseniz genelde sahnenin her yerinde benzer ışık şiddeti olur ve makineniz yeryüzünün her noktasındaki detayı yakalayabilir. Aynı şekilde, eğer yalnız gökyüzünü kadraja alırsanız hemen her makine size güzel bir gökyüzü manzarası verecektir. Eğer gökyüzünü ve yeryüzünü aynı anda çekmek isterseniz ya gökyüzü patlar (tüm detaylar beyaza bürünür) ya yeryüzü kapkaranlık olur. İşte bunun sebebi: Sahnenin “Dinamik aralık”ı elinizdeki makinenin algılayıcısının “dinamik aralık”ını geçmiştir.

Hemen bunu açayım: Sayısal algılayıcılarda (digital sensor) dinamik aralık kolaylık olması açısından EV (f-stop) basamaklarıyla verilir. DPReview gibi sitelerde verilen “Dynamic Range” (DR) değerleri bu şekilde “EV” basamaklarıdır. Örneğin biri size “bu makinenin 10 stop dinamik aralığı var” derse anlayın ki en karanlık noktayla en aydınlık nokta arasındaki ışık şiddeti 1,024. Bu 1,024 ne? 1,024 = 2 üzeri 10. Yani 3 stop DR farkı 8 kat, 5 stop DR farkı 32 kat ışık şiddeti farkına denk gelir.

Teoride var olsa da pratikte tam karanlık ve tam parlak bir sahne yoktur (güneş her zaman patlak görünür, bu yüzden düzeltmeye uğraşmayın).

DSLRlar genelde 9-14 EV’lik dinamik aralığa sahiptir. “Genelde” “algılayıcı alanı / megapiksel” oranı arttıkça DR kapasitesi artar. Yani algılayıcıda ışığı algılayan “kutucuklar” ne kadar büyükse DR o kadar geniş olur, DR ne kadar çok olursa o kadar az gürültü/gren olur. Bunun tersi olarak, bir fotoğraf makinesinin DR becerisi ne kadar azsa o kadar çok gren/gürültü oluşturacaktır.

Yukarıda verdiğim örnekleri düşünün. Ayıcıkların gölgede kalan kısımlarında D700’de neredeyse hiç gürültü oluşmuyor, çünkü (tüm sahneyi düşünürseniz) sahnedeki en aydınlık kısımla gölgedeki kısmın ışık şiddeti D700’ün dinamik aralığı içinde kalıyor. Buna karşılık NEX-3’ün dinamik aralığı o gölgeye erişemediği için gürültü/gren daha fazla. Aynı şekilde bazen manzara çekimlerinde gökyüzünde gren görmenizin sebebi de bu: Makinenin dinamik aralığı gökyüzünün parlaklığını algılayamıyor ve gren oluşuyor. “Gündüz bile gren oluşturuyor” dediğiniz makinelerin ana sorunu işte bu. İşte sırf bu yüzden manzara deyince akla orta format gelir.

D700 tam kare ve 12MP, 7D 1.6x kesme çarpanlı 18MP, NEX-3 1.5x kesme çarpanlı ve 14MP. Yani DR kapasitesi olarak D700 > NEX-3 > 7D beklenir, ama durum D700 > 7D > NEX-3 şeklinde. Neden? İşte burada algılayıcı teknolojisi devreye giriyor. Zamanımızın 16-18MP’lik gelişmiş algılayıcıları birkaç sene öncenin 8MP’lik makineleriyle aynı veya daha fazla DR aralığına sahip.

Kafanız karıştıysa özeti okuyun: D700, kocaman “foton toplayıcı kovaları” sayesinde 7D ve NEX-3’e göre daha çok ışık toplayabiliyor ve daha temiz sinyal iletebiliyor, bu sayede RAW dosyaları oynamaya daha müsait. 7D de teknolojisi ile NEX-3’ün önüne geçiyor.

DPReview’da JPEG ile RAW arasındaki DR farkını gösteren şekil.

SONUÇ(TAN ÖNCE)

Sonuç kısmından önce son bir sözüm daha var, sonra herkes evine dağılabilir. Sürekli RAW->JPEG dönüşümünden bahsediyorum. Neden makine çıktısı JPEGlere bakmıyorum? Bu sorunun cevabını tonla sitede bulabilirsiniz, o yüzden özetliyorum:

– Olympus haricindeki tüm markalarda RAW, JPEG’e göre daha fazla detay verecektir. Olympus’ta daha fazla detay almak çok zor çünkü mükemmel bir JPEG motoru var.

– RAW üzerinde kayıpsız işlem yapabiliyorsunuz, istediğiniz zaman ilk haline dönmek mümkün.

– Beyaz ayarını RAW’da istediğiniz gibi düzeltebiliyorsunuz.

– RAW dosyaları her zaman daha fazla dinamik aralık içerir. JPEG’de geri getiremeyeceğiniz aşırı parlak bir bölgeyi genelde RAW’da geri getirebilirsiniz. D700’de bu çok daha rahat.

Yani: Algılayıcının maksimum performansını ancak RAW ile görebiliyorsunuz.

Aşağıda görsel olarak da göstereyim:

Yukarıda göreceğiniz gibi, panjurları kapatılmış zifiri karanlık bir odada çekilmiş bir fotoğrafın JPEG ve RAW dosyalarına aynı işlemleri uygulayarak (ACR’de) açmayı denedim. JPEG bir miktar düzelirken RAW mükemmel oldu. “Mükemmel” diyorum çünkü gözlerim birşey görmezken bu kadar detayın ortaya çıkmasına şaşırdım. Karanlıkta görmek böyle birşey demek ki.

5DMarkII ve 270EX flaş ile çektiğim yemek sonrası bir fotoğraf. JPEG hali iğrenç, artık nasıl okuma yaptırdıysam. RAW ile biraz oynayınca adama benzedi. Yeni ACR ile lens hatalarını düzeltmek de kolay (JPEG’deki kırmızı-yeşil çizgilerin kaybolduğuna dikkat).

SONUÇ (NİHAYET)

Aslında daha içerik hazırlamıştım ama artık başka bir yazıya.

Karşılaştırmaya NEX-3’ü analiz etmek için başlamıştım ama Canon 7D’yi biraz kullanınca “bakalım D700’le yanyana gelince ne olur” dedim, gözüm döndü ve konuyu genişletmeye karar verdim :).

Sony NEX-3

Önce NEX-3’le başlayalım. NEX-3 adeta kompakt makine boyutunda ama APS-C algılayıcısı var. Tahminimce Nikon D3100 ve Sony A33 ile algılayıcısı var. Çok yüksek ISO değerlerine çıkmadığınız sürece piyasadaki tüm DSLRlar kadar iyi fotoğraf çekebiliyor. Kit olarak satılan 16mm lens ufacık, bu yüzden taşıması rahat ancak lens optik olarak çok başarılı değil. Özellikle köşelerde diğer sabit odaklı lenslere göre daha az başarılı.

Standart modda makine çıktısı JPEGler biraz yumuşak, özellikle ISO800 ve üzerinde detaylar kayboluyor. Keskinleştirme ayarını yükseltince (+2 tavsiye ederim) JPEGler biraz düzeliyor. 85mm f2.8 gibi bir lensle kullanınca NEX-3 kendini buluyor. Bu lens normal Alpha lensi olduğu için arada dönüştürücü gerekiyori, ama bu dönüştürücüde optik eleman olmadığından kalite bozulmuyor. Aşağıda 18 Mart gösterisinde NEX-3 + 85mm f2.8 ile çekilmiş örnekler var:

Sony NEX-3, Sony 85mm f2.8 SAM lens, 1/100, f2.8, ISO800, bütün fotoğraf

Aşağıda kesme var:

Sony NEX-3, Sony 85mm f2.8 SAM lens, 1/125, f2.8, ISO800

Aşağıda kesme var:

Sony NEX-3, Sony 85mm f2.8 SAM lens, 1/125, f2.8, ISO800

Aşağıda kesme var:

Burada sınıflarının en iyilerinden iki makineyle karşılaştırmak NEX-3’ü biraz geride gösteriyor ama fotoğraf kalitesi olarak herhangi bir giriş seviyesi DSLR’dan farkı yok.

Büyük makine taşımak istemeyenler için Sony NEX-3’ü önerebilirim. 16mm lensle biraz geniş bir pantolon cebine girebilir ama gömlek cebini düşünmeyin. DSLR kalitesinde fotoğraf çekebiliyor, bunun yanında kullanımı kompakt makineye daha yakın. Canon G12’yi taşımak ve kullanmak daha rahat. Fotoğraf kalitesinden biraz feragat edip G12’yi de seçebilirsiniz (yüksek ISO’yu saymıyorum).

DSLR kullanıcılarını için ikinci makine olarak da NEX-3 düşünülebilir. D700 + 50mm ve NEX-3 + 16mm ile gezmek eğlenceli.

Canon 7D

Canon 7D’yi 4 gün kullandım. 5DMarkII gibi bir Canon kullanıcıysanız kaldığınız yerden devam ediyormuş gibi rahat kullanabilirsiniz. Menülerde ek AF ve video ayarlarıharicinde çok fark yok.

Fotoğraf kalitesini çok iyi beklemiyordum, beklediğimden iyi çıktı. İlk sayfada verdiğim ISO1600 örneğine bir daha bakın (gözler). Sahnede çok kontrast yoksa D700’e yakın yüksek ISO performansı var. Aynı odak mesafesinde 18MP ve 1.6x kesme çarpanı dolayısıyla 12MP’lik D700’e göre ISO3200’e kadar daha çok detay veriyor (işte bu yüzden spor çekiyor olsam 16MP ve 1.3x kesme çarpanlı 1D Mark IV’ü 12MP’lik D3s’e tercih ederim). Hatta 400mm’de yaptığım 5DMarkII karşılaştırmasında bile 7D ISO3200’e kadar daha fazla detay veriyor. Yalnız hatırlatayım, bu avantaj telefotoda. Geniş açıda 5DMarkII’nin avantajı olacaktır.

Makine çıktısı JPEGler RAWlara göre daha az detaylı. Keskinleştirmeyi +2’ye getirmenizi tavsiye ederim. 18MP’lik RAW dosyaları çok detaylı. Algılayıcısı NEX-3’tekinden hafif küçük olmasına ve 4 milyon daha fazla piksele rağmen NEX-3’ten daha iyi.

Geniş dinamik alan gerektiren sahnelerde 7D doğal olarak D700’ün gerisine düşüyor. Buna rağmen 12MP’lik 450D’den daha iyi gibime geldi (450D yanımda yok, geçmiş tecrübeme dayanarak yorumluyorum).

Kullanımı D700’e göre daha rahat geldi. Canon’da XXD ve XD gövdelerde sağ üst tarafta başparmağınızın altına gelen düğmelerle birçok ayarı yapabilmeniz çok rahat. Nikon’da bazı ayarlar için sol elinizi kullanmanız gerekiyor ki bu elinizle desteklemeniz gereken uzun ve ağır telefoto lensleri kullanırken bu dezavantaj.

AF becerisini 100-400mm, 100mm f2.8L makro, 24-104 f4L ile denedim. Gerçekten de hareketli objeleri takip etme becerisi 5DMarkII’ye göre daha iyi. İlk netlemeyi yakalama hızında fark yok, 5DMarkII de aynı derecede hızlı yakalıyor. Elimde hızlı AF yapan Nikon lens olmadığı için karşılaştıramadım.

Kuş veya spor çekiyorsanız ve paranız 1D serisine yetmiyorsa 7D’yi rahatlıkla önerebilirim. Çok uzun süre kullanmadım ama bahsedilen AF sorunlarını yaşamadım.

Advertisements
 
Leave a comment

Posted by on 2011/04/16 in Uncategorized

 

Tags: , , ,

Yorum yazın (valla)

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s